Anaokuluna uyum süreci nasıl kolaylaştırılır?

Anaokulları, çocukların fiziksel, zihinsel, duygusal ve en önemlisi sosyal yönden gelişimini sağlayan sistematik bir ortamdır. Anaokulu ortamında çocuk, ev ve diğer ortamlarda olmayan birçok şeyi deneyimleme fırsatı bulur. Bunların en başında da arkadaş ilişkileri gelir. Arkadaş demek; çocukların yaşıtları ile iletişim kurması demektir. Çünkü çocuklar arkadaşlarıyla vakit geçirmekten çok keyif alırlar.

Anaokulunda çocuklar; paylaşmayı, iş birliğini, iletişim kurmayı, yardımlaşmayı, hakkını savunmayı ve kendi yapabildiklerini keşfetmeyi öğrenirler.

Çocuklar ana okuluna başlarken; anne – babaların kararlı ve tutarlı olması gerekir. Çünkü bir çocuğun okula gitmeme konusunda direniş göstermesi durumunda anne – babanın yapabileceği en önemli şey, çocuğu okula göndermeye devam etmektir. Ailede olan tüm bireylerin bu konuda tutarlı ve kararlı olması anne – babayı desteklemesi çok önemlidir.

Ana okulunda uyum sürecini kolaylaştıracak bazı önemli detaylar vardır. Bunlar:

– Ebeveynler olarak en başta göndermiş olduğunuz kuruma ilginizi, isteğinizi, inanç ve güveninizi mutlaka çocuğunuza hissettirmeniz gerekmektedir. Çünkü; çocuğunuz sizin güveninizi hissederse kendisi de güvenilebilir bir yer olduğunu kabul eder.

– Uyum süreci her çocuk için farklı zaman aralıklarında tamamlanabilir. Bu durumda süreç uzasa da ebeveynlerin mutlaka sabırlı ve kararlı bir tutum sergilemesi çok önemlidir.

– Vedalaşma sürecinde uzun sarılmalar yerine bir kez sarılarak “Seni bırakıyorum ama çıkış saatinde seni burada bekliyor olacağım.” gibi cümlelerle hem güven duygusu verip hem de vedalaşma sürecini kısaltabilirsiniz.

– Ebeveynler tarafından anaokulunun sadece çocuklar için olduğu, ebeveynlerin içeriye giremediği ve işe gitmeleri gerektiği vurgulanarak, kendi yaşıtlarını ile oyun oynamanın keyfini çıkarabileceği aktarılmalıdır ki çocuk ebeveyni ile içeriye girmek isteğinde bulunmasın.

– Uyum sürecinde çocuk ebeveynlerden birinden ayrılmada zorlanıyor ve sürekli ağlıyorsa mutlaka diğer ebeveynin okula bırakması gerekmektedir. Bu durum çocukların daha çabuk alışmasına ve ayrılık sürecinin uzamamasına neden olacaktır.

Unutmayalım ki ebeveynlerin “Ağlıyor mu? Yemek yiyor mu? Derse katılıyor mu? Acaba okula alışamayacak mı?” gibi kaygıları, uyum sürecini uzatmada en büyük etkenlerden birisidir. Sizin kaygılarınız çocuğunuzun da okula karşı güven duygusunu kaybederek kaygılanmasana neden olacaktır.

Uyum süreci; zorlu bir süreçtir ancak ebeveyn, rehber öğretmen ve sınıf öğretmeni iş birliğinin doğru kurulması durumunda sağlıklı bir şekilde ilerleyecektir.

Esra KÖZENDEK  
Buca Sınav Koleji
Anaokulu Öğretmeni

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir