Aileler çocuklarının ödevlerine yardım etmeli mi?

Ödevler

Ödev dediğimiz kavramı yaygın anlamında öğretmenin öğrencilere verdiği ev çalışması gibi düşünsek de aslında içinde yerine getirilmesi, yapılması kişinin vicdanından doğan, insanlık ya da yasa bakımından gerekli olan değerler anlamı da taşır.

Değişen ve gelişen çağda çocuklarımıza belli alışkanlıklar kazandırırken onları iyi birer bilgin ve tüm becerilerle donanmış okuryazarlar olarak da geleceğe hazırlıyoruz. Bu bağlamda okul içi çalışmaların okul dışı alanlarda da pratikliğinin devamlılığı çocuklarımız için oldukça önemlidir.

Okulda bilgilerle donanan çocuklarımız öğretimin kalıcılığı ve yaşama dönüştürülmesi için ev çalışmalarıyla desteklenmektedir. Bu açıdan ebeveynlere de önemli görevler düşmektedir. Çocuklara yaklaşımımız ve onları destekleyici nitelikte sarf ettiğimiz sözler, çocuklarımızda kalıcı tutum ve davranış değişikliğine yola açar.

Yapılan çalışmalara baktığımızda çocuklar ilk başta ebeveynlerini daha sonra öğretmenlerini model almaktadır. Bir alışkanlığı kazandırmak istediğimizde o alışkanlığı belli aralıklarla bizim de yapıyor olmamız gerekmektedir. Bu bağlamda ev ödevlerinde de ebeveyn rehberliği, alışkanlığı kazandırma noktasında çok önemlidir.

Ev ödevleri sürekli gündemde olan ve tartışmalara yol açan konulardan da biridir. “Ödevler gerekli mi?” “Ödevlerin çocuğa kazandırdıkları nelerdir?” Bu gibi sorularla karşılaşsak da temelinde ev ödevlerinin çocukların problem çözme, karar verme, eleştirel düşünme gibi becerilerinin gelişimine katkı sağladığı ve çocuklarda sorumluluk duygusunun gelişiminde önemli rol oynadığı görülmektedir.

Ödev alışkanlığı kazandırma

Çocuklar, okula ilk başladıkları dönemlerde ödev yapmakta problem yaşayabilirler. Çünkü bu onlar için yeni bir görevdir. Ödevlerini nasıl yapacaklarını, bilgiye nasıl ulaşacaklarını bilemeyebilirler. Okuldan geldikten sonra bir de ödevle uğraşmak sıkıcı ve yorucu gelebilir.

Ödevler
Ödevler

Bu nedenle ailelerin çocuklarına nasıl ders çalışacaklarını öğrenmeleri konusunda yardım etmeleri faydalıdır. Ancak yardım etmek çocukları yorulduğunda, onların yerine çocukların ödevini yapmak ya da sürekli yanında oturmak değil, nasıl yapması gerektiği konusunda bilgilendirmek, sözlüğe nasıl bakacağını, bilgiye nasıl ulaşacağını öğrenmesini sağlamak, zamanını planlamasına yardımcı olmak, ders çalışabilecekleri rahat bir ortam hazırlamak ve bunları kendi yapabilecek olgunluğa gelene kadar yönlendirici olmaktır.

Anne – babalar çocuk bunları öğrendikçe aşamalı olarak ödev yapma sorumluluğunu tamamen çocuğun kendisine bırakmalı ve anlamadığı, zorlandığı ve ne yapacağını bilemediği durumlarda ona yardıma hazır olduğu mesajını vermelidir.

Bir diğer husus yardım etme durumunun ölçüsüdür. Yardım etme durumunda aşırıya kaçma ya da hiç yardım etmeme durumları çocuğu olumsuz etkilemekte ve kaygı düzeyini de arttırmaktadır.

Fazla yardım edilen çocuklar sorumluluk alma alışkanlığını kazanamaz ve sorumluluklarını başkalarının üzerine yıkma davranışını alışkanlık haline getirebilirler. Yardım veren kişi yanlarında olmadığında başaramayacakları hissine kapılıp, çabuk vazgeçen, yapamadıklarında ağlayan, problem çıkaran çocuklar haline gelebilirler.

Ödevlerini kendi başına yapma bilinci ve sorumluluğu kazanamayan bir çocuk hemen hemen tüm öğrenim hayatı boyunca bu konuda sorun yaşamaya aday bir birey olacaktır.

Hiç yardım etmemek çocukta zorluklar karşısında desteksiz kalabileceği duygusunu uyandırarak kaygılanmasına sebep olabilir. Bu da hayatının başka alanlarında da güvensiz ve korkak tavırların oluşmasına yol açar. Çocuğunuz ödevlerini yapamadığında, soruları cevaplayamadığında size sorabilmeli, siz de yardımcı olmaya çalışmalısınız. Sizin yardımcı olamayacağınız bir konu ise birlikte araştırıp bilgiye ulaşabilmeyi sağlamada rehberlik etmelisiniz. Böylece hem çocuğunuza bilgiyi nasıl araştıracağını göstermiş olur hem de birlikte bir şeyler yapmış olmanın verdiği güvenle olumlu kişilik özelliklerini destekleyerek çocuğunuzun sorunlarıyla ilgilendiğinizi de ona hissettirmiş olursunuz.

Peki, anne – babalar ödev yapan çocuklarına nasıl yardımcı olabilirler?

•Öncelikle çocukların çalışma ortamını uygun hale getirebilirler, gerekli araç – gereç desteğini sağlayabilirler.

•Ev ödevi yapma zamanını çocuklarıyla birlikte planlayarak, çocuğun bu zaman çizelgesine uymasını sağlamaya çalışabilirler.

•Anne – babalar yapılan ödevleri mutlaka kontrol etmelidir. Ödevin kontrolü öncesinde çocuğunuzla günün nasıl geçtiğini, okulda neler olduğunu, neler öğrendiklerini, arkadaşlarıyla neler yaptığını paylaşmaya çalışın. Bu paylaşım çift taraflı olursa çok daha iyi olur.

Bazen çocuğunuz “iyi” veya “her günkü gibi” deyip geçiştirebilir. Onu zorlamak yerine siz kendi gününüzü, iş ya da evde yaptıklarınızı, sorumluluklarınızla ilgili neleri yapıp yapamadığınızı anlatırsanız onu da bir anlamda teşvik etmiş olursunuz. Ödevleri birlikte kontrol ettiğinizde çocuğunuza hatalarını görme ve düzeltme, eksiklerini tamamlama fırsatı vermiş olursunuz. Ödevlerin tamamlanması sonrasında çocuğunuzu takdir etmek, onun özgüvenini ve öz disiplinini geliştirip, pekiştirecektir.

•Anne – babalar çocuğun ev ödevlerine ilişkin yaklaşımlarını etkileyecek olumsuz tutumlar göstermemelidirler. Ödevlere karşı aşırı ilgili / ilgisiz davranışlar, baskıcı, arkadaşlarıyla karşılaştırmalar yapan tutumlar çocukların ödevlerden nefret etmesine, ödev yaparken yeterince başarılı olamadıkları şeklinde kaygılar hissetmesine neden olabilir. Çocuğa destek veren ve yol gösteren tutumların büyük yararı olacaktır.

•Ödev yaparken çocuğun dinlenmesini, enerji toplamasını sağlayacak gevşeme – rahatlama egzersizlerini hep beraber yapmak çocuğa çok iyi gelecektir. Rahatlatıcı bir müzik dinlemek, bir şeyler atıştırmak, vücudu hareket ettirmek çok etkili olabilir. Dikkatin halen toparlanamadığını hissediyorsanız, kısa süreli aralar vermek gerekli ve yararlı olabilir.

•Öğretmenlerle düzenli aralıklarla görüşmek, ödevlerle ilgili tutum ve beklentilerini onlarla paylaşmak ebeveynlerin çocuklarının okul ortamını paylaşmalarını sağlayabilecektir. Ödevler ve derslerle ilgili olarak çocuklarına nasıl yardımcı olacakları konusunu öğretmenlere de danışabilirler.

•Uzun süren ev ödevlerinde sık ara vererek çocuğunuzun sıkılmasını önlemiş olursunuz. Ayrıca, ödevi küçük parçalara bölmek her parçanın bitiminde neden-sonuç ilişkisi kurulmasına da yardımcı olur.

•Ödev yapılırken çocuğunuza sık sık geri bildirimlerde bulunun. Geri bildirim için mutlaka ödevin bitmesini beklemeyin. “Aferin, güzel gidiyor, böyle giderse bugün bitirirsin.” “Zorlanıyor olabilirsin, ama ben yapacağına inanıyorum, istersen şu soruya bir daha göz at.” gibi…

•Ev ödevlerinin eğlenceli yolunu bulmaya ve çocuğunuza göstermeye çalışın.

•Çocuklarınızın başarısızlık yerine başarılı olmanın tadına varmalarını; korku ve sıkılmanın yerine heyecan duymalarını sağlayacak yaklaşımlarda bulunun.

•Çocuklar kendi iç dünyalarını düzenleyemediklerinden dış dünyalarının düzenlenmesine gereksinim duyarlar. Listeler yapın. Hatırlamaya, prova etmeye, tekrara, yönlendirmeye, sınırlar konulmasına ve düzene girmeye gereksinimleri vardır.

•Kuralları yazın. İstediklerinizi tekrar tekrar anlatın.

•Önceden belirlediğiniz ödev yapma programına çocuğunuzun sadık kalmasına özen gösterin.

•Ödevlerle ilgili ertelemelere engel olun.

•Başarılarını yakalayın, olumlu tepkiler verin, cesaretlendirin.

•Çocuğunuza öğrendiklerinin gerekli olduğu bilincini aşılayın.

•Çocuğunuzun nelere gereksinimi olduğunu çocuğunuza sürekli söylemek yerine, sizden yardım alması için onu yüreklendirin.

Yararlanılan kaynak ve kişiler:

Prof. Dr Veysel Sönmez

Dr. Bahar Eriş

Psikolog Akademisyen Doğan Cüceloğlu

Uzman Psikolog Yegan S. Özcan

Gözde Ülük Başkent
Türkçe Öğretmeni

Bornova Sınav Koleji

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir