Çocuklara matematik öğretiminde öğretmen öncelikle şu iki maddenin üzerinde durmalıdır:

  1. Matematik en iyi ve en kalıcı şekilde nasıl öğrenilebilir ve öğretilebilir?
  2. Öğrencilerin matematiğe karşı ilgileri nasıl artırılabilir?

İkinci madde önemlidir çünkü matematiği öğretmek kadar öğrencinin derse karşı gösterdiği tutum da önemlidir.

Bu iki sorunun cevaplarını doğru bir şekilde bulduğumuz ve uyguladığımız zaman matematik öğrenimini öğrencide kalıcı olarak sağlamış oluruz.

Gelelim ilk maddenin cevabını bulmaya…

Matematik en iyi ve en kalıcı şekilde nasıl öğrenilebilir ve öğretilebilir?

Aslında öğrencilerin matematiği yapamamasının nedenlerinden biri somut ile soyut arasındaki ilişkiyi kuramamasından kaynaklıdır. Bu sebeple bu ilişkinin kurulabilmesi adına konunun mümkün olduğunca gerçek hayat durumları ile ilişkilendirilmesi gerekmektedir.

Aynı zamanda modelleme yapılarak soru somut bir hale getirilmeli ve öğrencinin soruyu gözünde canlandırması sağlanmalıdır. Hatta öyle ki bazı sorularda öğrenci kendini sorunun merkezine koyup “Ben böyle bir durumla karşılaşsaydım ne yapardım?” sorusunu kendisine sorup, bunun cevabı üzerinden sorunun çözüm yollarını bulması amaçlanmalıdır.

Öte yandan ders anlatımında öğrenciye bilginin doğrudan verilmesi yerine, öğrencinin bu bilgiyi kendisinin keşfetmesi ve kendisine sorular sorup onu yönlendirerek kuralları bulması sağlanmalıdır. Çünkü öğrenci bilgiyi kendisi keşfettiğinde onu kendince yorumlar, kodlar ve unutmaz. Böylece öğrencide kalıcı öğrenme gerçekleşmiş olur.

Kalıcı öğrenmenin gerçekleştiği durumlardan biri de görselliktir. Bu sebeple konu anlatılırken mümkün olduğunca görsel materyallere başvurulmalıdır.  Bu bazen verilen bir şeklin üç boyutlu görseli bazen de konu ile ilgili bir video olabilir.

Matematik eğitiminde öğrencilerin öğrendiklerini pekiştirmesi ve aynı zamanda hem öğrenip hem eğlenmesi için akıllı tahta üzerinde veya sınıf içerisinde oyunlar oynayıp pratik yapmak da öğrencinin gözünde matematiğin daha anlaşılır olmasını sağlamaktadır.

Bütün bunlar önemli lakin önemli olan bir diğer durum da öğrencinin matematik dersine karşı göstermiş olduğu tutum. İşte bu da üzerinde durmamız gereken diğer önemli maddedir.

Öğrencilerin matematiğe karşı ilgileri nasıl artırılabilir?

Çocukların matematik dersine karşı olan ön yargılarını ortadan kaldırarak, yapabileceklerine inandırarak, korkmadan, bıkmadan, sabırla deneyerek sonuca ulaşabileceklerinin farkına varmalarını sağlamamız gerekmektedir.  Bunun için de öğrenciye özgüven kazandırmak en önemlisidir.  Bundan dolayı derste konu bitiminden sonra kendilerine olan güvenlerinin pekiştirilmesi adına kolay sorularla başlanmalı, öğrencilerin derse karşı ilgisi artırılmalı ve adım adım soru seviyeleri yükseltilmelidir. Bununla birlikte öğrenciler birbirleri ile fikir alışverişi yapmayı severler.

Öğrendiklerini birbirlerine aktarırken hem kendine olan özgüvenleri artar hem de birbirlerine anlattıkları için konuya daha iyi hâkim olurlar.  Bu sebepledir ki, sonuca doğrudan ulaşabilecekleri sorular yerine, kendi aralarında tartışabilecekleri, fikir alışverişinde bulunacakları sorular sorup onları farklı düşünmeye sevk ettirmek en doğrusudur.

Bunun dışında bazı öğrenciler soruları okuyup hemen çözmesi gerektiğini düşünür, böyle olmayınca da hemen “yapamıyorum, anlamıyorum” kelimelerin arkasına sığınırlar.  Oysaki üst düzey matematik problemleri (yeni nesil problemler) yoğun zihinsel çaba ve uğraş gerektirir ve hemen çözülebilmesi çoğu zaman yetenek gerektirir. Öğrenciler bu zorlamayı bir başarısızlıkmış gibi algılayıp hemen vazgeçerler. Oysaki matematikte konuyu hemen anlamamak, zorlanmak çok normaldir. Sadece soruya odaklanıp yeterince uğraşmak gerekmektedir. Öğrenci yeterince uğraşırsa çözebilir. Bu sebeple aslında tüm öğrencilerin tek bir cümleyi kavraması yeterlidir.

Yeterince uğraştığında çözülemeyecek soru yoktur.”

Tuba Öncü
Matematik Öğretmeni
Bornova Sınav Koleji

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.