Erken çocukluk gelişimi kuramcılarına göre insan hayatının temeli 0-6 yaş döneminde atılmaktadır. İnsan karakterinin ve kişiliğinin şekillendiği bu dönemde birçok kritik evre bulunmaktadır. Bu sebeple okul öncesi eğitim aile ve okul iş birliği ile bu kritik evreler üzerine odaklanmalı, çocuğun bütün gelişim alanlarını desteklemeye yönelik iş birliği içinde olunmalıdır.

Ayrıca okul öncesi dönemde özel desteğe gereksinim duyan bireyler, erken teşhisle gerekli eğitimlere yönlendirilip topluma kazandırılmalıdır. Erken çocukluk döneminde çocukların ilgi ve yetenekleri keşfedilip her bireyin ihtiyacı doğrultusunda eğitim vermek okul öncesi eğitiminin temel hedefleri arasındadır. Okul öncesi eğitimin öneminden ve özelliklerinden bahsettikten sonra okul öncesi eğitimi müfredatına bir göz atalım.

Okul öncesinde ele alınan beceriler arasında şekiller, renkler, nesneler gibi kavram çalışmaları, okuma-yazmaya hazırlık olarak sayı çalışmaları ve ses eğitimi, çizgi çalışmaları, sınırlı alan boyama, kesme yapıştırma ve sanat etkinlikleri, fen ve doğa etkinlikleri, basit toplama-çıkarma etkinlikleri, müzik eğitimi, bedensel perküsyonu geliştirme açısından hareket eğitimi, Türkçe-dil etkinlikleri (tekerleme, şarkı, hikâye vb.) ve temel olarak oyun eğitimi yer almaktadır.

Okul öncesi dönemde gelişim alanları

Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Programı’nda beş ana başlık altında listelenmiştir. Bunlar: Özbakım, dil gelişimi, bilişsel gelişim, motor gelişim ve sosyal-duygusal gelişimdir.

Özbakım çocuğun günlük yaşamını bağımsız bir şekilde sürdürmesini sağlayan, fiziksel ihtiyaçlara yönelik tüm becerilerdir. Örneğin; giyinme, yemek yeme, düğme ilikleme, tuvalet ihtiyacını karşılama gibi beceriler okul öncesi dönemde özbakım becerileri alanı altında geliştirilir.

Dil gelişimi alanında asıl hedef çocukların Türkçe’yi doğru ve güzel konuşmalarıdır. Bunların yanında konuşma, dinleme, ifade etme becerileri geliştirilir.

Bilişsel gelişim alanı ise çocukların kavram ve anlamlandırma becerilerini geliştirme, problem çözme ve neden-sonuç ilişkisi kurmayı çeşitli zihinsel faaliyetler ile destekleme hedefindedir.

Sosyal duygusal gelişimde çocuğun kendi duygularını keşfetmesi, kendini ifade edebilmesi, başkalarının haklarına saygı göstermesi, empati kurma becerileri, ikili ilişkilerde sağlıklı iletişim kurabilmesi, paylaşma ve iş birliği gibi birçok alanda çocuğun desteklenmesi amaçlanmaktadır.

Motor gelişim alanında ise çocuğun kendi bedenini keşfedebileceği hareket eğitimi, kaba ve ince motor beceri eğitimi gibi kas gelişimine yönelik faaliyetler yapılmaktadır.

Bütün bu gelişim alanları birbirini destekleyici nitelikte olup her biri okul öncesi dönemde ayrı ayrı öneme sahiptir. Okul öncesi dönemde kazanımların önemi üzerinde durduğumuz kadar çocukların yeterli olmayan alanları üzerinde ekstra destek gösterebiliriz.

Fakat bu desteği aile ile iş birliği içerisinde gösterdiğimiz sürece yeterli verimi alabiliriz. Yapılan araştırmalara göre okul öncesi eğitim alan çocuklar almayan çocuklara göre akademik olarak daha başarılı, sosyal -duygusal açıdan daha uyumlu, kendini iyi ifade edebilen, özgüveni gelişmiş bireyler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Tüm bunlar ele alındığında okul öncesi eğitime gereken önemi olabildiğince ele alıp dinamik bir süreç oluşturmalıyız. Amacımız topluma uyumlu bireyler kazandırmak olup özel hayatında kendine yeten bireyler inşa etmek olmalıdır.

Deniz Aytan
Okul Öncesi Öğretmeni
Buca Sınav Koleji

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!