Lisede veli-öğrenci-okul iş birliği nasıl sağlanır?

Sürekli değişen modern eğitim anlayışı içerisinde öğrencilerimizin sadece akademik ve zihinsel gelişimini hedef almayıp, onların bedensel, sosyal ve ruhsal gelişimlerini de göz önünde bulundurmalıyız. Ergenlik dönemi fizyolojik büyüme, psikolojik ve sosyal gelişimin yoğun yaşandığı erişkinliğe geçiş dönemidir. Bu süreçte öğrenci bir yandan kimlik kazanırken bir yandan da mesleki kimliğinin oluşması noktasında da zor bir süreçten geçmektedir.

Bizler bu noktada onların yol arkadaşı olup onları yargılamadan koşulsuz kabul ederek ve dinleyerek yaklaşmalı, aynı zamanda da yol göstericileri olmaya çalışmalıyız.

Bunu yaparken bilimsel yöntemlerden faydalanmak doğru olsa da empati kurmadan saf haliyle bu yöntemleri uygulamak her zaman doğru yaklaşım olmayabilir. Kendimizi onların yerine koyarak, anlamaya çalışarak onlara yol göstermek; bir rehber olmak en doğru tutum olacaktır.

Öğrencilerimize yaklaşım

Liseli öğrencilerimizin hataları ve eksikleri noktasında onlara yaklaşımımız oldukça önemlidir. Yargılayıcı bir tavır içinde olursak onları kendimizden uzaklaştırıp yardımcı olmak isteğimiz konusunda inandırıcılığımızı kaybedebiliriz. Bunun yerine onlara her daim yol arkadaşı olduğumuzu hissettirerek, her öğrencinin kendine özgü öğrenme stiline uygun yöntemleri belirleyip okul başarılarını artırmayı hedeflemeliyiz. 

Bizler danışman öğretmen olarak öğrencilerimizle yaptığımız düzenli görüşmelerimizde önce onları dinleyerek ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar yapmalıyız. Bu doğrultuda yapılabilecek çalışmalar ve uygulamalar şu şekilde olmalıdır:

  • Öğrencimizin hayalleri ve hedefleri doğrultusunda kendi öğrenme stiline uygun çalışma programı belirlenmeli.
  • Öğrencinin programa uygun çalışıp çalışmadığı takip edilmeli.
  • Öğrencinin devamsızlık durumu takip edilmeli.
  • Öğrencinin programlı ve disiplinli çalışması sağlanmalı. Engel olacak bir durum varsa bunların tespit edilip durumun iyileştirilmesi sağlanmalı.
  • Bu süreçte aile iş birliği önemli olduğu için en az ayda bir olmak üzere aileler ile bilgi paylaşımında bulunulmalı. Özel durumlarda bu uygulama daha sık periyotlarda yapılmalı.
  • Okul yönetimi de yapılan çalışmalardan haberdar edilmeli.
  • Sınav kaygısı gibi özel problemleri olan öğrenciler rehberlik birimine bildirilmeli ve bu problemlerin aşılması sağlanmalıdır.

Veli – öğrenci – okul iş birliği

Tüm bu uygulamalar öğrencinin danışman öğretmeni tarafından özenle yapılırken bu sürecin görünmeyen fakat önemli olan bir kısmı da veli – öğrenci – okul iş birliğidir. Velilerimizin çocukları hayatlarındaki en önemli süreçlerinden geçerken kaygılı olmaları, endişe duymaları normaldir.

Bu dönemde bu kaygılarını ve endişelerini çocuklarına yansıtmadan ve onlarla çatışma içine girmeden yardımcı olmayı hedeflemelidirler. Bu tutum içinde olmaları hem çocuklarına hem de okul yönetimine kolaylık sağlamaktadır. 

Okul yönetimi ve danışman öğretmen süreç ile ilgili belirli periyotlarda velileri bilgilendirirken aslında geri planda öğrencinin en çok zaman geçirdiği aile hayatı içerisinde de zamanını nasıl yönettiği ve ev ortamındaki psikolojik durumu ile ilgili geri bildirim alarak öğrenciye daha faydalı yaklaşım sergileyebilir. Bu karşılıklı geri bildirimlerde okul yönetimi ve veli her zaman açık sözlü olarak gerçekleri yansıtmalı ve daima çözüm odaklı olmalıdır. 

Tüm bu uygulamalar ve yaklaşımlar doğru bir şekilde yapıldığında öğrencinin gayreti ve alt yapısı doğrultusunda başarı kaçınılmaz olacaktır. Her birimizin geçtiği bu zorlu dönemi öğrencilerimiz veya çocuklarımız için daha katlanılabilir kılmak bizlerin görevi olup bunu en iyi şekilde yaptığımızda onlara fazlasıyla yardımcı olacağımız bir gerçektir. Veli – öğrenci – okul iş birliği doğru sağlandığında bu süreci herkes amacına ulaşarak tamamlayacaktır. 

Feride Tüysüz
Biyoloji Öğretmeni
Mavişehir Sınav Anadolu Lisesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir