4 yaş ve 5 yaş için anaokulu gerekli mi?
4 yaş ve 5 yaş birçok gelişim uzmanınca “altın çağ” olarak nitelendirilen bir dönemdir. Olumlu ilerlemelerin yanı sıra zorlayıcı süreçlerin de olduğu bir dönemdir. Bunlar arasında en belirgin özellikler arasında karşı gelme isteği, istediğine karşı ısrarcı olma ve çok soru sorma sayılabilir. 4 yaş ve 5 yaş özellikle ebeveynler tarafından artık kontrol altında tutulmaya gerek olmayan, kendi duygu ve düşünceleriyle kendini kontrol etmeye başlanan bir yaş grubudur.
Çocuk artık dünyayı, çevresini ve kendisini keşfe çıkmış durumdadır. Artık kontrollü davranışlar sergilemeye ve bilinçli seçimler yapmaya başlar. Dil becerisindeki gelişimle birlikte öğrenmeye, karşılıklı etkileşimde bulundukça da öğrendiği yeni bilgileri zihninde yeni bağlantılar kurmaya başlarlar. Bunu da neden- sonuç ilişkileri kurabilmesiyle gerçekleştirir. 4 – 5 yaş çocuğu artık dış dünyanın farkındadır. Ancak, hala öz denetim duygusunun gelişmeye devam etmesiyle birlikte bazen isteklerini ısrarcı olarak ve inatçılıkla gösterebilir.
Bunun sebeplerinden biri de hala büyümek ile çocuksu davranış sergileme isteği arasında kalmasından gerçekleşmektedir. Bağımsızlıklarını ilan etmekle beraber kendi kıyafetleri seçebilir, giyip- çıkarabilir, arkadaşlarını seçebilir, öz bakım dediğimiz çatal- kaşık tutabilir, ayakkabısını değiştirebilir, ellerini yıkaması gerektiğini bilir, sevdiği ve sevmediği- hoşlandığı ve hoşlanmadığı şeyleri ifade edebilecek olgunluğa erişmişlerdir.
Peki 4 – 5 yaş için anaokulu gerekli mi? Tabii ki bu kadar gelişimsel sürecin gerçekleştiği bir yaş grubunun gelişim süreci evde kalarak anaokulundaki kadar desteklenebilir mi?
4 – 5 yaşa ebeveyn desteği
Ebeveynler olarak evde yapılabilecek, gelişim süreçlerini destekleyebilecekleri bazı davranışlar kazandırılabilir. Bunlar:
- Aile ortamında küçük sorumluluklar verilebilir.
- Seçim yapmasına fırsatlar sağlanabilir.
- Kendisine değer verilerek başarısından dolayı gurur duyması desteklenebilir.
- Hikâye anlatma, şarkı söyleme ve konuşma yoluyla dil gelişimi desteklenebilir.
- Keşfetmesine olanaklar verilebilir.
- Paylaşma, iş birliği ve yardımlaşma öğretilebilir.
- Parka götürülerek sosyalleşmesi desteklenebilir.
4 – 5 yaşa anaokulu katkısı
Ebeveynler sadece aile ortamında bunları gerçekleştirerek çocuğun gelişimsel sürecine destek olabilirler ama anaokulu çocuğun yaşamındaki ilk gerçek sosyal deneyimidir. Çocuğun merkez olduğu ve tüm ilginin üzerinde olduğu bir ortamdan uzaklaşıp ilgiyi, sevgiyi paylaştığı, bir düzen içinde grup halinde hareket ettiği, beklemeyi, sabretmeyi öğrendiği, tüm ihtiyaçlarını kendi karşılayabilmesi için desteklendiği bir ortamdır. Okul hayatı ile çocuk edindiği bilgi ve becerileri deneyimleyerek ve yaşayarak öğrenir.
- Bunların başında ve en önemlisi ebeveynlerinden ayrı kalabilmeyi öğrenmek gelir.
- Rutinler ile aynı saatte kalkmayı, aynı saate yemek yiyerek programlı yaşamayı öğrenir.
- Yardımlaşma duygusunu öğrenerek “ben” ve “başkası” kavramlarının bilincine varır.
- “Hayal dünyası” ile “gerçek yaşam” arasında köprü kurmayı öğrenir.
- Yetenekleri keşfeder ve duygularını ayırt edebilmeyi öğrenir.
- İkili – üçlü oyunlara yönelerek farkına varmadan oyun yoluyla sosyalleşmeyi, iş birliğini ve neyi ne zaman ve nasıl istediğini; kısaca kendini keşfeder.
- Özgüven, bağımsızlık ve yaratıcılıkları gelişir.
- Utangaçlık ve dışa dönüklüklerde denge oluşur.
- İyiyi – kötüyü, doğru – yanlış davranışları öğrenerek kontrol becerisini geliştirir.
Bu dönemde edinilen bilgiler hem çok kolay öğrenilmekte hem kalıcı olmakta ve öğrenme alışkanlığı geliştirmek açısından önem kazanmaktadır. Okul öncesi eğitimin başka bir önemi de çocukların gelişiminin takip edilmesidir. Her çocuğun gelişim süreci farklılık gösterebilir ve bazı alanlarda sorunlar yaşayabilir, ileriki yaşlarında yaşaması olası bazı problemlere ait ipuçları verebilir.
Bu belirtileri fark etmenin ve en uygun müdahalenin ne olduğuna karar vermenin en iyi yolu “yapılandırılmış” bir ortamda düzenli şekilde takip edilmesidir. Gelişimin bu kadar hızlı ve kalıcı olduğu bu yaş grubunda çocuğun mutlaka anaokuluna giderek oyun yoluyla farkına varmadan yaşayarak ve deneyimleyerek öğrenmesi sağlanmalıdır.
Meltem Demirci
Okul Öncesi Öğretmeni
Buca Sınav Koleji

Bir yanıt yazın